My Board

Tam Versiyon: La Casa De Papel
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyon'a bakınız.
Dili sade olan, bir oturuşta kolaylıkla okunacak kitaplardan biri. Romanda kitap okumanın hastalık seviyesine gelmiş durumu anlatılır. Karakterlerin sahibi olduğu evin her yeri kitaplardan oluşmaktadır: kolidor, oturma odası, diğer odalar, banyo (kitaplara zarar gelmemesi için soğuk su ile duş alınır)... Kitaptaki karakterlerin yaşam felsefesi okumaveyayanır ve bütün paralarını kitaplara harcarlar. Karakterlerin en büyük korkusu muhtemel bir yangındır. Yangından bahsetmek bile istemezler... Kitap hakkında yapılan eleştirilere bakarak kitabı aldım. Kötü bir kitap olduğunu söyleyemem ama çok daha iyi bir eserle karşılaşacağımı sanıyordum. Bir oturuşta yorulmadan kitap okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Kimse yazmamış ama sessiz sedasız başlayan yeni netflix ispanya dizisi kendisi. Ilk bölüm itibariyle ilgimi çekti ve 2. Bölümü izlenmeyi haketmiş durumdadır. Oyunculuklardan pek de memnun kalmasam da artık iyice sayıları artan soygun konseptine enteresan yaklaşımıyla ve netflix dizisi olması hasebiyle gelen kalite hissi keyif verdi. Bakalım nasıl devam edecek...
Edit: ilk bölümünü izlediğimde yazmıştım bunları. Ikinci ve son sezonunda, son bölümü izledikten sonra, soundtrack'ı hala hafızamda iken, hikayesini çok sevdiğimi söyleyebilirim. Ikinci sezonu üç oturuşta, üç gün içerisinde bitirdim. Iyi ki bütün diziler ve filmler bu kadar iyi değil. Yoksa oturarak küflenme tehlikesi var.
Ilk 6 bölüme kadar soluksuz giden, sonraki bölümlerde konuyu uzatma gayretleri ile yer yer sıkan dizi. 13 bölüm yerine 8 bölüm olsa efsane olurdu derken, meğer 13 bölüm ilk sezonmuş.
Arturo pezevengi umarım ikinci sezon ölür yoksa ben kendi ellerimle boğacağım. Berlin ve profesörün birbirlerini daha önce tanıdığını daha en başta anladım. Profesörün gidip de bütün operasyonun başına tanımadığı adamı koyacak hali yoktu. Ha bir de denver nedense bana james franco'yu anımsattı. Gülüşü, hareketleri, hafiften tipi. Denver kalp ben. Ayrıca gaza gelip darphane soymaya kalkmayın. Kimse rehineler için o kadar süre beklemez. ölü veya diri farketmez polis hemen dalar içeri.
Ispanyollarin olayı insanı, insanın çatışmalarını, iç hesaplasmalarini gayet iyi yansitabilmeleri. bunu gerçekleştirirken aforizma tadında cümlelerle olayı kolay bir noktaya taşımaları, işi karman corman aşırı sembolik bir noktaya getirmemeleri. Izlemesi ve çözümlemesi hem kolay hem de eğlenceli oluyor genelde bu nedenle yapıtlarını. Hatta çoğunlukla cozumelemeye gerek dahi kalmıyor çünkü benim anladığım bu ispanyollar çok konuşuyorlar, baya konuşuyorlar böyle olunca da zaten anlatılmak istenilen şey kahramanların ağzından çıkıyor. Mevzuyla alakasız ama orange is the new black'te iki ispanyol hatun tartışırken pepper bu dilde yapılan her konuşma şiir gibi geliyor tarzında bir şey diyordu, gerçekten türkçeden sonra en çok konuşmak isteyeceğim dil ispanyolca, fonetigi muthis. Dil güzel olunca konuşuyor tabii adamlar. Hadi me voy. Hasta la vista.